Uzun Süreli Seyahat Etmeden Önce Neden Herkes 9-5 Çalışmalı?

Uzun süreli seyahat ederken bin bir çeşit insanla karşılaşıyorsunuz. Genel olarak bu bin bir çeşit insan iki farklı grupta toplanıyor. İlki yıllar boyunca çalışıp istifa etmiş yaşlı kurtlar, diğeri yeni mezun olup ofis hayatından korktuğu için kendini yollara atmış minik kuzular.:) Bu aralar ikinci gruptan bir çok email almaya başladım. Genç gezgin adayları, hiçbir sorumluluğun olmadığı laylaylom üniversite hayatından sonra, gerçek hayata başlamakta zorlanmışa benziyor. İşe girdikten sonra çıkamamaktan, bir daha iş bulamayacağı için istifa etmenin zorlaşacağından korkuyor. Haklılar ama şimdi yazacaklarımdan sonra bu olayı bir daha düşünmekte yarar var! 

Üç senelik durmaksızın seyahatlerimden, Amerika’da okurken, Afrika’da sırt çantasıyla dolaşırken, Asya’da hostellerde konaklarken insanlar hakkında çok şey öğrendim. Gördüğüm ilk şey, yıllar boyunca o sevmediği iş yerinde çalışıp, aldığı maaş veya iş tatmininin azlığı nedeniyle her gün söylenmiş, isyan etmiş, planlar yapmış, bu planlarını gerçekleştirmek için köpek gibi para biriktirmiş ve yola çıkmış insanların seyahati bir masala dönüştürmeleri.  Onlar yolda attığı her adımı doyasıya hisseder, tanıştığı her insanı bağırlarına basarlar. Kolay değil, yıllarca bir amaç uğruna motive olup, sosyal hayattan olmak! Kendini hapishane hayatına mahkum edip, sonunda özgürlüğe kavuşmak. Onlar geride bıraktıklarından o kadar eminler ki, seyahat ettikleri her anın keyfini çıkarırlar. Onlar için seyahat etmek ilham dolu bir ödül, hakedilmiş mutluluk, bilerek aldıkları en güzel risktir. Ben de onlardan biriyim. Her ne kadar yaptığım işi sevmesem de bugün baktığımda o iş, benim hayatımı idame ettirmemi sağladı, paramı kontrol etmeyi öğretti, profesyonel hayatta insan ilişkilerini tanıttı, diğer insanlarla uğraşan egolu insanların hayatlarının her alanında çukurda olduğunu ve çok da önemsememem gerektirdiğini görmemi sağladı. Yıllarca istemediğin bir yerde sırf zorunlu olduğun için çalışıp, sonunda yıllarca hayalini kurduğun yerleri görmek için yola çıkmak ve özgür olmak muhteşem bir duygu. İşinizi severek yapsanız da siz de seyahat etmeyi işinizden çok sevenlerdenseniz, merak etmeyin siz de hala birinci grupta sayılırsınız.

Diğer grup, yani henüz 17-20 yaş aralığındaki gezginler ise, hayattan ve çalışmaktan korktuğu için yollara düşen, bazen yollarda yıllarca oyalanan ve çoğu zaman geri döndüğünde istemediği işe gireceğini öngören insanlardan oluşur. Onlar bana, kafasında düşünecek çok şey olup da hiçbir şeye tam anlamıyla odaklanamayan insanları hatırlatıyor. Karşılaştıkları insanlarla bile konuşmaya isteksiz, yaşadığı anılardan bile yeterince keyif almıyorlar. Tanıştıkları herkesin geçici olduğunu zannettikleri için kalıcı dostluklar edinmiyor, karşılaştıkları sorunların baş edilemez gördükleri için enerjilerini harcamıyorlar. Kafalarında en güçlü seçenekleri, geri dönüp o burun kıvırdıkları işe girmek. Kendi 18-20 yaş aralığımı düşünüyorum; gerçekten hayattan ne istediğimi tam olarak bilmeyen, yol işe götürürse çalışacağım, evliliğe götürürse evleneceğim bir dönemdi!

Fakat birinci gruptaki gezginler, yıllarca yaşadığı o 9-5 hayatının eziyetini, ofis hayatının kanını donduran soğukluğunu biliyor ve geri dönmemek için farklı yollar arıyorlar. Büyük çoğunlukla da bir yerlerde hostel açarak, okul işleterek, ev alarak ya da tarlalarda çalışarak sonuçlanıyor ve mutluluğun ofis hayatından çok uzak bir yerlerde gerçekleştiğinin farkına varıyorlar. İnanın, en kötüyü deneyimledikten sonra da seyahat etmek bambaşka bir tad veriyor. Her ne kadar bir şeylerden kaçmak için yola çıksanız da, seyahat ederken sırf yolda olmak için bulunmuyorsunuz, aksine yolda gönüllü olup insanlara yardım ediyorsunuz, yabancı dil öğreniyorsunuz, sörf öğreniyorsunuz, dalış yapmayı öğreniyorsunuz, yoga öğreniyorsunuz ve öğrendiğiniz herşey yeni hayatınızda severek yapabileceğiniz iş potansiyeline dönüşüyor. 

Bir de bu işin finansal yönü var ki o da tamamen bambaşka bir konu. 9-5 iş yaşamına başlamadan seyahate çıkan insanlar, eğer inanılmaz maceracı bir ruha sahip olup, otostop çekmekten, çadır kurmaktan zevk almıyorsa, ya da büyük bir takipçi desteği yoksa bu işi bir daha düşünmeliler. Çünkü birikmiş bir para olmadan seyahat, gidilen yerlerde çok pahalı diye yapılamayan ve içte kalan etkinliklerle dolu bir seyahat biçimine dönüyor. Gidilen ülkeler; ‘param olunca bir daha gelirim.’ listesine ekleniyor.

Kaldı ki iş deneyimi olmadan çıkılan uzun süreli seyahatten geri dönüldüğünde de hiç bir işveren sırf seyahat deneyimine bakıp kimseyi işe almıyor. Sahip olunan iş deneyimi sonrası çıkılan seyahat ise ekstra bonus kazandırıyor. 

Seyahat etmeden önce 9-5 çalışmak, bana göre bir yaşam sınavı. Sizi zorlayan, büyüten, öğreten, kontrolü alır gibi gözüküp sizin ellerinize veren bir dönem. Eğer siz de yola çıkmak için hayaller kuruyorsanız bu yazıdan ders alın. O büyük seyahatiniz öncesi bütçenizi zorlamayan bir kaç ülkeye gidip, seyahat deneyiminizi artırın. Uzun süreli seyahat için işleri kolaylaştırın. Patronunuz için değil kendi en güzel günleriniz için çalışmayı öğrenin. Ne istediğinizi tam olarak biline kadar kendinizi o ofise mahkum edin! 

Evden Uzakta’yı Facebook, Instagram ve Youtube hesaplarından takip edebilirsiniz.

Tagged , , , , , , , , , , .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir