İlk Uzun Süreli Seyahatim Öncesi Keşke Biri Bana Bunları Söyleseydi Dediğim 10 Şey!

Sonunda beklenen vakit geldi, her şey hazır, hayalini kurduğun o yeri görmeye günler kaldı. Yurt dışına çıkmadan sana önerebileceğim bir kaç madde var ki, keşke ilk seyahatim öncesi biri bana bunları söylemiş olsaydı.

1) Bulduğun En Büyük Sırt Çantasını Alma

Sırt çantası seçmek başlı başına bir makale şuradan ulaşılabilir ama sana kısaca söyleyeceğim şey bulduğun en büyük sırt çantasını almaktan, nasıl olsa yer var diye o kadar çok eşya alacağın için kaçın. Belki ilk seyahatinde bunu anlayamazsın ama ikinci ve üçüncü seyahatlerinde kafana girecek olan tek şey, ihtiyacın olandan daha fazlasını taşımak hamallıktan başka bir şey değil. Ben 3 aylık Asya ardından 6 aylık Afrika seyahatlerimde anladım ki, o üçüncü şort, ikinci pantolonu asla giymeyeceğim. Artık üç günlük seyahatlerimde de aylarca çıktığım seyahatlerimde de hep aynı miktar eşya taşıyorum. Çünkü ihtiyacım olan eşya sadece bir haftalık giyeceğim kadar. Yeni tshirt giyeceğime, eskisini yıkayıp kullanmak en akıllısı.

Sırt çantası ile ilgili söyleyebileceğim ikinci konu, gezdiğin yerlerde sırt çantanı konakladığın yerde bırakıp dışarı çıkacağın için mutlaka ama mutlaka kilitlenebilir bir çanta seç. Pahalı ve değerli eşyalarını taşımak için ise günlük kullanabileceğin, yine kilitlenebilir küçük bir sırt çantan olsun.

Nereye gidersen git yanına almanı önerdiğim en önemli şeyler şöyle; şişe açacağı, küçük fener, uzun kollu kıyafet, sabun, güneş gözlüğü, güneş losyonu, mayo/bikini, yürüyüş ayakkabısı/dağ botu, priz dönüştürücüsü, küçük bir havlu, kulak tıkayıcı, göz bandı, çantalar için kilit, küçük bir dikiş seti (uzun süreli seyahat ederken benim çantalarımın kolları bir kaç kere yırtıldı.), yağmurluk, ağrı kesici, ateş düşürücü, deniz tutması ve yol tutması için bir kaç ilaç, kamera, ekstra sd kart. Kıyafetler için de her yerde bulabileceğin havası alınan torbalar da hayat kurtarır.

 

2) Sırt Çantalı Seyahat Turistik Bir Atraksiyon Değil!

Uzun süreli ya da kısa süreli sırt çantası ile seyahat etmek turist gibi seyahat etmekten çok daha farklı ve yorucu bir etkinlik. Bulunduğun yeri ve bir sonraki destinasyonunu, kullanacağın araçları, yapılmadan dönülmemesi gerekenleri, kalacağın yerleri,  ucuza getirme yöntemlerini araştırmak gerçekten çok yorucu. Ve bu seyahatin boyunca durmadan yapacağın bitmeyen bir döngü.

Sırt çantalı seyahat zor olsa da en güzel tarafı, ne kadar uzun gezersen o kadar turistikten, yapaylıktan uzaklaşıp doğaya ve özüne dönmen. Sırt çantalı seyahatinde öğreneceğin en büyük şey, makyajsız, parmak arası terlikle, dağınık saçla, olduğun gibi sadece mutlu olabilmek. Amaç güzel ya da havalı görünmek değil, giydiğin elbisenin fotoğrafta nasıl görüneceği önemsiz, sahip olduğun her değerli şey sana sorumluluk olarak geri dönecek.

 

3) Sağlık Kartını Ve Aşılarını Sakın Ama Sakın İhmal Etme

Aşılarını ‘Ben Türküm bana bir şey olmaz!’ mantığı ile geçiştirirsen, başına bir hastalık geldiğinde çok daha fazlasını ödersin haberin olsun. Afrika’da kaldığım 6 ayın 5 ayı durmadan her ihtimale karşı sıtma ilaçları içtim ve içmeyen bir kaç arkadaşımın sıtma olduğu haberlerini aldım. Sonuçta zahmetsiz ve ücretsiz olarak bu aşıları yaptırabilirken, bu kadar rahat olmak niye? Hem bazı ülkeler sınırda vize yanında mutlaka aşı kartını da soruyor, yoksa seni sınırdan geçirmiyor.

4) Her Şeyi Planlayamazsın, Her Yeri Göremezsin, Her Yerde Doğru Zamanda Olamazsın!

Uzun süreli seyahat ediyorsan göze alacağın şeylerden ilki plansız yaşamak. Sen istediğin kadar plan yapsan da her yeri görmek imkansız. Ya da yapmak istediğin her şeyin sezonunu yakalayamazsın. Sırt çantası ile seyahat etmek her şeyi değil istediğin ve önceliğin olan yerleri görmek ve genel olarak anı yaşamakla mümkün olabilir. Aylarca seyahat ederken her yeri görmeye çalışmak ve durmadan arı maya gibi oradan oraya koşturmak tam bir kabusa dönebilir. O yüzden yapman gereken tek şey rahatlamak ve plansızlığın tadını çıkarmak.

 

5) Yalnız Seyahat Etmek Yalnız Olacağın Anlamına Gelmez

Yalnız seyahat etmek uzaktan korkutucu gözükebilir ama bana sorarsan kendi günlük akışını kendin belirlediğin için çok güzel bir deneyim. Üstelik yolda tanışacağın yüzlerce sırt çantalı ile karşılaşıp, gününü ya da seyahatinin belli bir dönemini beraber geçireceğin için çok da eğlenceli. Seyahatin bu aşamasına gelince zaten hostellerin yatakhanelerinde kalmak ya da sokak yemekleri yemek de gözüne o kadar da kötü gözükmeyecek. Sen yine de yalnız başına yola çıkmadan Lonely Planeti oku, hayat kurtarır. Diğer bilgisayar uygulamaları için de şuraya bakabilirsin.

 

6) Seyahat Sağlık Sigortası Yaptır ve Bu Sigortanın Neleri Kapsadığını Öğren

Seyahat sigortası yaptırmak önemli ama yaptırdığın sigortanın neleri kapsadığını bilmek daha önemli. Ne kadarlık yaptırırsan yaptır, seyahat sigortaları uluslararası anlaşma gereği sadece 3 ay geçerli bundan haberin var mı? Evet senden bir senelik sigorta parası almak için bunu genelde gizlerler ama şimdi öğrendin. Seyahat sigortaları genelde acil durumlar dışında hiçbir şeyi kapsamaz. Ben 9. ayımda Amerika’da elimi kesip acil servise gittiğimde Türkiye’deki sigortamı arayıp nelerin lazım olduğunu öğrenmeme rağmen paramı geri alamadım. Türkiye’ye döndüğümde Genel Merkezlerine bir kaç kere gidip rahatsız ettim ama geçerli bir neden göstermeden paramı iade etmediler. Sonradan anladım ki ülkeyi terk edişten 3 ay sonrası başına ne gelirse gelsin, sigorta kapsamına girmiyor. Eğer Türkiye’ye giriş çıkış yaparsan, anca o zaman o 3 aylık süre tekrar başlayabiliyor.

 

7) Yanında Farklı Logolu İki Kredi Kartın Olsun

Yurt dışına çıkmadan yapman gereken en önemli konu para işlerini halletmek. Kullandığın bankaya gidip, kartın ile ilgili tüm detayları öğren. Bazı bankaların kartlarını yurt dışında kullanabilmen için yurt dışına açtırman gerekiyor. Her yerde Mastercard logosu kullanılmadığı için bir de Visa logolu kart çıkar. Hatta başka bir bankadan çıkartırsan daha güvenilir olur. Ben İş Bankası kullanıyorum ve İş Cep sayesinde telefonumdan hesaplarıma ve kartlarıma kolayca ulaşabiliyorum.

 

8) Telefon Sahip Olabileceğin En Önemli Nesne Olmalı!

Yurt dışına çıkmadan mutlaka telefonunu yurt dışına açtır. Bu, sırf canın isteyince istediğin kişiyi arayabilmen için değil, aynı zamanda paran, kartların ya da pasaportun çalınması durumunda yolda kalırsan konsolosluğa ulaşman ya da kartlarını iptal ettirmek için bankanı araman için de önemli.

Tabi her ne kadar ekonomik paket alırsan al, Türkiye hattını yurt dışında her kullandığında zarara geçersin. O yüzden sana önerim gittiğin yerlerde mutlaka telefon hattı alman.

 

9) Yaz, Yaz, Yaz!

Telefonun çalınabilir, biletlerin kaybolabilir, her ihtimale karşı küçük bir not defterin olsun ve tüm acil telefonları, adresleri, uçak bileti PNR numaralarını, planladığın yerleri, mutlaka görmen gerekenleri, gördükten sonra unutmak istemediğin yerleri mutlaka not al. İstersen tüm biletlerinin ve pasaport sayfalarının çıktısını alman da ekstra yararlı olacaktır.

Yaz demişken, arkadaşlarına, dostlarına ya da ailene gittiğin yerlerden kart yazıp yollamak da yapabileceğin diğer şey. Hem bu herkes için hediyelik eşya alıp onları taşımaktan da kurtulmanı sağlar.

 

10) Beklentilerini Evde Bırak

Gideceğin yer herkesin çok tehlikeli dediği ya da çok güzel dediği bir yer olabilir. Bunlar kişisel görüşlerden başka bir şey değil. Başkasının çok kötü dediği yer senin en sevdiğin yer olabilir. Ya da bir yeri çok okuyup gittiğinde hayal kırıklığına uğrayabilirsin. En iyisi gitmeden her hangi bir yargıda bulunmaktan kaçın.

Her zaman her konuda önlemini al. Soyulmaya karşı sahte cüzdan taşı, kötü model ikinci bir telefonun olsun, fotoğraflarını mutlaka usb’ye aktar, tüm önemli bilgilerin sadece bilgisayarında olmasın. Tüm bunları yaptıktan sonra hala başına bir şey gelirse yapacak hiçbir şey yok. Olumsuzlukların seyahatini ve motivasyonunu düşürmesine izin verme. Senin başına gelen şanssızlığın, başkasının beklentisini değiştirmesine neden olma! Her yer güzel ya da kötü, güvenli ya da tehlikeli olabilir.

Ekstra;

11) Tanışacağın İnsanların %99’u İyi İnsanlar Olacak İnsanlara Güven

Yolda tanıştığım insanların niyetlerini sorgulamayı bırakmak benim için uzun bir süre aldı. İnsanlara güvenmeyi öğrendiğimde yüklerimden kurtulup hafiflediğimi hissettim. Yolda insanlarla ilgili öğrendiğim ikinci büyük şey, sabırlı olmanın sahip olunacak en büyük karakter özelliği olduğunu anlamam oldu. Dünya’nın hiçbir yerinde insanlar çok beklediği için ya da karşısındaki insan yavaş olduğu için bağırmıyor, bağırma hakkına da sahip değil. Biz Türkler çok yoğun duygulu insanlarız ama öfkemizi yenmeyi öğrenmek zorundayız. Sırt çantalı seyahate çıkıyorsan sana söyleyebileceğim en önemli şey, seyahatinin bol bol beklemeyle geçeceği. Hiçbir yer Avrupa gibi dakik değil. Seyatinin seni değiştirmesine ve daha iyi bir insan yapmasına izin ver.

 

Evden Uzakta’yı Facebook, Instagram ve Youtube hesaplarından takip edebilirsiniz.