Kenya Rehberi, HAKUNA MATATA

Kenya’da belirgin bir yoksulluk söz konusu. Buna rağmen çoğu Kenyalı mutlu ve içten. Ne kadar içten olurlarsa olsunlar, her Kenyalının hayatta kalma mücadelesi ile oluşmuş bir ticaret yetisi bulunmakta. Okula gitmeyen ve çalmayı tercih eden azınlık, tüm ülkenin geleceğini tehlikeye sokmakta. Kenya’nın başkenti Nairobi gibi tüm büyük şehir merkezlerinde hırsızlık çok olağan. Ben de bundan nasibimi alıyorum. Yolda yürürken biri kolyemi çekip kaçıyor. (O günden sonra, sokaktaki herkese potansiyel tehlike olarak bakıyorum.) Lamu adası gibi bazı kesimler ise terör saldırıları ile adını kötüye çıkarmış.

Maalesef içinde bulunan politik çalkantılar yüzünden inanılmaz bir güvenlik sorunu yaşıyor. Devlet neredeyse iflas etmiş bir halde. Yolda başınıza bir şey gelse gideceğiniz polis yok. Nairobi dışında yollarda trafik polisi vızır vızır çalışıyor! Hemen hemen hepsini arabalardan rüşvet alırken görüyorum.

Ülkede ciddi şekilde temiz su ve çöp sorunu yaşanıyor. Çöp bidonu anlayışları yok. Sokaklar çöplerle dolu. Çok birikirse yakılıyor. Musluk suyunu içmek, hatta bu suyla ağız çalkalamak bile tehlikeli. Kaldığım bir ay boyunca dişlerimi fırçalarken, meyve sebzeyi yıkarken, çay yaparken hep kapalı su kullanıyorum.

Genel Olarak Kenyalılar

1) Kenya’da resmi dil ingilizce ve Swahili. (Kiswahili) Ana okulundan beri ingilizce görüyorlar.

Başlıca Swahili kelimeler;

Merhaba: Canbo

Nasıl gidiyor?: Mambo

Evet: Ndiyo

Hayır: Hapana

Lütfen: Tafadhali

Teşekkürler (çok): Asante (sana)

Önemli Değil/ Hoşgeldin: Karibu

Pardon: Pole

Ok: Sawa

Sorun yok: Hakuna matata

Beyaz turist: Mzungu (Sokakta en çok duyacağınız kelime!)

2) Erkek egemen bir toplum yapısına sahipler. Boşanma çok yaygın değil. Bir kadının boşanmak istemesine hoş bakmıyorlar.

3) Kenyalılar televizyonu ve müziği inanılmaz yüksek seste dinliyorlar. Matatu denilen dolmuşların bazılarında seyahat etmek tansiyonunuzu zıplatıyor.

4) Yemekleri Türkler gibi bol tuzlu seviyorlar.

5) Kurallara uymayı sevmiyorlar. Trafik ışıkları var ama kullanmıyorlar.

6) Güvensiz yaşamaya alışmışlar. Çoğunun yirmili yaşlara gelene kadar başından çok sayıda soygun geçmiş. İnsanlara güvenmiyorlar. Trafik kazası yaşandığında bile yardım eder gibi gözüken insanların çoğunun amacının soygun olduğunu biliyorlar. Olaya kendi güvenliğini sağlayamıyorsan o senin sorunun olarak bakıyorlar.

7) Genelde çok katı Hristiyanlar. Pazar günleri mutlaka kiliseye gidiyorlar. Katı inançları var.

8) Geneli çok hayata bağlı ve bol kahakahalı insanlar.

9) Şimdiye kadar gördüğüm çocuklarına en çok düşkün anneler Kenyalılar. Tabi bunun yanında, onaylamadıkları evlilik dışı çocuklar da çok olağan. (Tamamen zıt!)

Ne Zaman Gitmeli?

Planlarınızda safari yapmak da varsa, Kenya için en iyi zaman Temmuz- Ekim arası. Çünkü Afrika antilopu(gnu) ve zebralar sürüler halinde, Tanzanya Serengeti Milli Parkından su bulmak ve hayatta kalabilmek için Kenya Masai Mara Milli Parkı’na akın ediyor. Bu süre Kenya’da yapmak için en iyi süre olsa da, aynı zamanda tur şirketleri bu aylarda safari fiyatlarını yükseltiyor.

Masai Mara’da safari için size önerim en az üç gününüzü ayırmanız. Eğer o kadar vaktiniz yoksa Amboseli Milli Parkı ikinci seçeneğiniz olmalı.

Safari hakkında ayrıntılı bilgi almak ‘Safari’ yazımı okuyabilirsiniz.

Vize

1 Eylül 2015 tarihinden itibaren Kenya’ya seyahat edecek umuma mahsus pasaport sahibi Türk vatandaşlarının, Kenya’ya varmadan önce “www.ecitizen.go.ke” web sayfasındaki “Services” bölümüne girerek elektronik vize almaları gerekmekte. (Ben gitmeden 15 gün önce değişen sistem ile online başvuru yapıp, girişte 50$ ödedim.)

Yeni uygulamayla vize alınması en az 2 gün sürebilmekte ve Kenya’ya varışta, geçerli elektronik vizenin bilgisayar çıktısıyla birlikte, en az 6 ay geçerli pasaport, otel rezervasyonu, seyahat programı, (turist olarak gidiliyorsa) ziyaret edilecek yerlerin listesi ve (iş ve arkadaş ziyaretleri için) davet mektubu gibi tamamlayıcı belgeleri sınır polisine göstermeniz gerekmekte.

Diplomatik, Hizmet ve Hususi Pasaport sahipleri ise 180 gün içinde 90 günü aşmamak kaydıyla, Kenya’ya yapacakları seyahatlerinde vizeden muaf.

Gitmeden Önce

Sarı Humma aşısı mutlaka yapılması gerekenlerden. Sıtma için ise kalınan gün sayısı kadar yanınıza hap almanız lazım. (Aslında Lake Victoria ve sahil kısmına gitmeyecekseniz, sıtma; Kenya için pek de korkutucu değil. Yine de benim yaptığım gibi riske girmek istemezseniz, kullandığım Tetradox(doksisiklin) adlı hapı kullanmanızda hiçbir zarar yok.) Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, ücretsiz olarak tüm aşılarınızı yapıp, acil telefonlar ve seyahatiniz ile ilgili tüm ön bilgilendirmeyi veriyor.

Ayrıntılı bilgi: http://www.seyahatsagligi.gov.tr/

Yanınıza Alın;

* El dezenfekte jeli,

* 40-50 deet oranına sahip sinek kovucular,  (Her ay için bir şişe)

* Taşıyabiliyorsanız cebinlik (sineklik),

* Bot ya da yürüyüş ayakkabası, (Spor için değil, sivrisineklerden korunmak için.)

* Çadır (Milli parklarda ve göl kenarlarında konaklamanızı ucuza getirmek için yanınıza mutlaka su geçirmez, iyi bir çadır almanızı tavsiye ediyorum. Emin olun Kenya’da sandığınızdan çok daha fazla yerde çadır kampı imkanı bulabileceksiniz.),

* Fener (Kamp için ve yağmurlu havalarda sürekli kesilen elektrik için),

* Yağmurluk (Gideceğiniz sezona bağlı fakat, milli park çevrelerinin gece dondurucu soğuk olduğunu unutmayın.)

* Zoom lens (Safariye çıkacaksanız olmazsa olmazınız, zoom lens olmalı. Ben 200 mm ile gittim ve yeterli geldi. Yine de daha iyisini alabiliyorsanız çekinmeyin.)

Konaklama

Ben Kenya’da gönüllü olarak kaldığım için, konaklamam öğretmenlik yaptığım okul sahibi tarafından karşılandı. Çok şükür, Nairobi merkezden uzakta, Umaja’da kaldım. Önünde güvenliği olan büyük bir sitede diğer gönüllüler ve ev sahibimin 4 gerçek, 3 evlatlığı ile konakladım.

Kenya’da ciddi bir güvenlik sorunu olduğu için evler büyük duvarlarla, elektrik telleri ile çevrili. Kapılar sabah akşam büyük kilitlerle kitleniyor. Kalacağınız yerin güvenlikli olmasına dikkat edin.

Size önerim konaklama için Nairobi merkezi, tehlikeli olabileceği için tercih etmemeniz. Afrika’nın diğer yerlerinde olduğu gibi konaklamaya para vermeniz çok gereksiz. Çünkü couchsurfing burada vızır vızır işliyor. Hele beyaz turistseniz, herkes sizi tanımak, evinde ağırlamak için yarışıyor. Yapmanız gereken tek şey, sitede, gideceğiniz yer için açık not yazmanız. Onlarca kişi bedava kalmanız için size geri dönecektir. Tabi daha önce de bahsettiğim gibi, Kenyalılar çok cana yakın ama aynı zamanda çok iyi bir pazarlamacı. Couchsurfing’de size yazacak insanların çoğunun tur sahibi olmasını ve göze alın.

Ulaşım

Kenya’da otobüsler, Orta Amerika’nın chicken buslarına benziyor ve matatu olarak anılıyor. Bu matatuların hepsinin ayrı kişiliği var. Bazıları disko gibi son ses müzik açık ve heryerde şarkıcıların posterleri asılı. Matatu fiyatları 10-60 shillings arası; saate ve mesafeye göre değişiyor. Sabah 11:00 ve öğlen 15:00 arası offpeak olarak geçiyor ve çok tercih edilen saatler olmadığı için daha ucuz oluyor. Sizi mzungu olarak gördükleri için genelde 10 sh yere, 100sh’e kadar fiyat verecekler. Matatulara binmeden, yerel birinden gideceğiniz yerin gerçek tutarını öğrenin ve tam para verin.

Matatular dışında sizi bir yerden bir yere götürmeyi teklif edecek bir diğer yol ‘picki picki’ler. Motorsikleti olan herkesin para kazanmak için yaptığı bir nevi taksicilik hizmeti. Genelde taksi fiyatlarına yakın rakamlar veriyorlar. Kenyalı tanıdıklarımdan öğrendiğim kadarıyla çoğu doğrudüzgün kullanmayı bile bilmiyor.

Alışveriş

Kenya’ya gelmeden herşeye bu kadar kolay erişebileceğim aklıma gelmezdi. Heryerde bulunan Nakumatt, Naivas, Tuskys alışveriş marketlerinde isteğiniz herşeyi bulabilirsiniz. Hatta benim gibi uzun süre kalacaksanız, şampuan, krem, deodarant gibi ağır yükleri hiç taşımayıp, buradan almalısınız.

Telefon kart almak isterseniz; size önerim air tel. Çünkü airtel de heryerden pasaportla sim kart alabiliyorken, safaricom’da pasaportla sim kart alabilmek için ana bayilere gitmeniz gerekiyor. Tarifeler var ama ben sadece sim kart aldım ve hattıma dolum yaptım daha ucuza geldi. Sim kart bedeli airtel 100, safaricom 150 sh.

Ne Yenir, Ne İçilir?

Genelde İngiliz esintisinin hakim olduğu bir yemek kültürleri var. Sütlü çaya bayılıyorlar.  Akşam yemeğinde fasülye, yeşil mercimek, pirinç, lahana salatası; sabah yumurta, ekmek, yağ, reçel yiyorlar.

Şimdiye kadar bulunduklarım arasında batı tarzı yemeğin bu kadar zor bulunduğu ilk ülke. Kfc, Mc.Donalds var ama fiyatlar çok pahalı.

Daha önce okuduğum gibi tüm Afrikalılar tavuğa bayılıyor. Nairobi’de de heryerde tavuk restoranı bulunuyor.

Kahveleri inanılmaz güzel. Özellikle size önereceğim marka ‘Gibsons’.

Kaju, avakado gibi tim dünyada ucuz olan bazı şeyler burada çok ucuzken, peynir, en pahalı yiyeceklerden.

Eğer Nairobi’de bir restoranda oturup yemek yemek isterseniz, çoğunun önünde güvenlik görevlisi olduğunu göreceksiniz. Evet sizin için en mantıklısı güvenliği olan bir yerde oturmak.

Çapati; bizim bildiğimiz haşhaşlı.

Ugali; mısırdan yapılan ekmeğe benzer bir karışım.

Karanga; sebze, et, salata menüsü

Bhaji; soslu yuvarlak patates kızartması

Dikkat;

Kenya’da bir aylık maliyetimi öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Hürriyet Seyahat’te yayınlanan Kenya yazım için buraya tıklayabilirsiniz.

Masai Mara Kabilesi yazısı için buraya tıklayabilirsiniz.

Evden Uzakta’yı Facebook, Instagram ve Youtube hesaplarından takip edebilirsiniz.

Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , .

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir